İcra ve İflas Hukuku Avukatı

Alacak Davası Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Alacak davası açmadan önce yalnızca borçlunun ödeme yapmadığını söylemek yeterli değildir. Alacağın hangi hukuki ilişkiden doğduğu, hangi belgeyle ispatlanacağı, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, dava şartı arabuluculuk gerekip gerekmediği ve hangi mahkemede dava açılacağı birlikte değerlendirilmelidir.

Ortalama okuma süresi: dakika
İçindekiler:
Bu içeriği Yapay Zeka (AI) ile özetleyin:
İçeriği paylaşın:
Alacak Davası Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Alacak davası; sözleşmeden, ticari ilişkiden, iş ilişkisinden, kira ilişkisinden, haksız fiilden, vekâlet ilişkisinden, satıştan, hizmetten veya başka bir borç ilişkisinden doğabilir. Her alacak aynı usulle talep edilmez. Bir işçilik alacağıyla ticari cari hesap alacağı, kira borcuyla tüketici alacağı veya senede dayalı alacak aynı şekilde yürütülmez.

Dava açmadan önce yapılan yanlış başvuru, eksik arabuluculuk, hatalı mahkeme seçimi veya yetersiz delil hazırlığı süreci uzatabilir. Bazı dosyalarda dava yerine icra takibi daha uygun olabilir. Bazı dosyalarda ise önce ihtarname, arabuluculuk veya delil tespiti düşünülmelidir.

Bu nedenle ilk soru “dava açalım mı?” değildir. Daha doğru soru şudur: Alacak hangi yolla, hangi delille ve hangi süre içinde talep edilmeli?

Alacak Davası Nedir?

Alacak davası, borçlunun ödemediği para veya para ile ölçülebilen hakkın mahkeme yoluyla talep edilmesidir. Davacı, alacağın varlığını ve miktarını ortaya koyar. Davalı ise borcun bulunmadığını, ödendiğini, zamanaşımına uğradığını, takas edildiğini veya henüz muaccel olmadığını savunabilir.

Alacak TürüUygulamada Görülen Örnek
Sözleşmeden doğan alacakSatış, hizmet, eser veya danışmanlık bedeli
Ticari alacakCari hesap, fatura, mal teslimi veya hizmet bedeli
İşçilik alacağıKıdem, ihbar, fazla mesai, ücret, izin alacağı
Kira alacağıÖdenmeyen kira, aidat veya yan gider
Tüketici alacağıAyıplı ürün, iade bedeli, eksik hizmet
Haksız fiil alacağıZarar, tazminat, araç hasarı veya değer kaybı
Vekâlet alacağıYapılan iş karşılığı ücret talebi
Sebepsiz zenginleşmeHaklı sebep olmadan yapılan ödeme iadesi
Senet veya çek alacağıKambiyo evrakına dayalı ödeme talebi

Alacak davası açarken alacağın kaynağı doğru belirlenmelidir. Çünkü alacağın kaynağı, zamanaşımı süresini, görevli mahkemeyi, arabuluculuk şartını ve ispat yükünü etkiler.

Örneğin bir şirketin başka bir şirkete düzenlediği fatura nedeniyle alacak talep etmesi ticari dava niteliği taşıyabilir. Buna karşılık bir çalışanın fazla mesai alacağı iş mahkemesinin görev alanına girebilir. Kiracının ödenmeyen kira borcu ise kira ilişkisinden doğan ayrı bir uyuşmazlık olarak değerlendirilir.

Aynı miktarda para talep edilse bile hukuki yol farklı olabilir.

Alacak Davası Açmadan Önce İlk Kontrol Listesi

Alacak davası açmadan önce dosyanın temel başlıkları netleştirilmelidir. Bu kontrol yapılmadan hazırlanan dava dilekçesi, eksik talep veya yanlış usul nedeniyle beklenen sonucu vermeyebilir.

Kontrol BaşlığıNeden Önemli?
Alacağın kaynağıGörevli mahkeme ve usul belirlenir
Borçlunun kimliğiDavanın doğru kişiye yöneltilmesi gerekir
Alacak miktarıTalep ve harç hesabını etkiler
Vade tarihiAlacağın muaccel olup olmadığı anlaşılır
ZamanaşımıDava açma riski değerlendirilir
Arabuluculuk şartıDava şartı eksikliği önlenir
DelillerAlacağın ispat gücü belirlenir
Faiz türü ve başlangıcıTalep edilen toplam tutarı etkiler
İcra takibi seçeneğiDava yerine daha uygun yol olabilir
Yetkili mahkemeDavanın nerede açılacağı belirlenir

Alacak davasında en temel hatalardan biri, davalı tarafın yanlış belirlenmesidir. Örneğin ödeme yapılmayan bir hizmet sözleşmesinde faturayı şirket adına düzenlediyseniz, davalı gerçek kişi değil şirket olabilir. Tam tersi şekilde, sözleşmeyi şahıs imzaladıysa şirket unvanına dava açmak sorun yaratabilir.

İkinci hata, vadesi gelmemiş alacak için dava açmaktır. Borç henüz muaccel değilse, dava erken açılmış sayılabilir. Bu nedenle sözleşmedeki ödeme tarihi, fatura vadesi, teslim tarihi, ihtarname ve temerrüt kayıtları dikkatle incelenmelidir.

Üçüncü hata, yalnızca sözlü anlaşmaya güvenmektir. Sözlü sözleşmeler bazı hallerde geçerli olabilir; ancak ispat aşamasında yazılı belge, ödeme kaydı ve yazışmalar büyük önem taşır.

Alacağınızı Hangi Belgelerle İspatlayabilirsiniz?

Alacak davası açmadan önce delil dosyası hazırlanmalıdır. Dava sırasında sonradan belge aramak, süreci zorlaştırabilir. Alacaklı, talebinin dayanağını mümkün olduğunca yazılı kayıtlarla desteklemelidir.

DelilHangi Alacaklarda Önemli?
SözleşmeSatış, hizmet, kira, eser, danışmanlık
FaturaTicari alacak, mal veya hizmet teslimi
İrsaliyeMal tesliminin ispatı
Cari hesap dökümüSürekli ticari ilişki
Banka dekontuÖdeme, kısmi ödeme veya borç bakiyesi
E-posta yazışmalarıSipariş, onay, teslim ve borç kabulü
WhatsApp yazışmalarıBorç ikrarı, ödeme vaadi, teslim bilgisi
Senet veya çekKambiyo alacakları
Teslim tutanağıMal veya hizmet teslimi
TanıkYazılı delilin desteklenmesi gereken durumlar
Bilirkişi incelemesiHesap, teknik iş veya zarar miktarı
Noter ihtarnamesiTemerrüt ve yazılı bildirim ispatı

Bir alacak davasında en güçlü belgelerden biri, borçlunun borcu kabul ettiğini gösteren kayıttır. “Bu ay ödeyeceğim”, “borcu kapatacağım”, “faturaları haftaya geçiyorum” gibi yazışmalar dosyada önem taşıyabilir. Ancak bu yazışmaların kimden geldiği, hangi borca ilişkin olduğu ve tarihleri açık olmalıdır.

Fatura tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Faturanın karşı tarafa tebliği, malın veya hizmetin teslimi, faturaya itiraz edilip edilmediği ve taraflar arasındaki ticari uygulama ayrıca incelenmelidir.

Örneğin bir iş tamamlanmış ama karşı taraf “hizmet eksik yapıldı” diyorsa, yalnızca fatura değil; iş teslim tutanağı, fotoğraflar, proje dosyası, e-posta onayları ve varsa hakediş kayıtları da önem kazanır.

Zamanaşımı Süresi Doldu mu?

Alacak davası açmadan önce zamanaşımı mutlaka kontrol edilmelidir. Zamanaşımı süresinin dolması, alacağın tamamen yok olduğu anlamına gelmeyebilir; ancak borçlu zamanaşımı def’i ileri sürerse alacağın dava yoluyla tahsili zorlaşabilir.

Alacak TürüGenel Değerlendirme
Genel alacaklarKanunda aksine hüküm yoksa 10 yıllık süre gündeme gelir
Kira bedeli5 yıllık süre değerlendirilir
Faiz alacağı5 yıllık süre gündeme gelebilir
Ücret gibi dönemsel edimler5 yıllık süre önemlidir
İşçilik alacaklarıAlacak türüne göre özel süreler incelenir
Haksız fiil alacaklarıZararın ve failin öğrenilmesi ayrıca önem taşır
Tüketici alacaklarıAyıplı mal, hizmet ve özel süreler incelenir
Kambiyo senetleriÇek, bono ve poliçeye göre ayrı süreler vardır

Zamanaşımı hesabında başlangıç tarihi önemlidir. Alacağın doğduğu tarih ile ödeme vadesi aynı gün olmayabilir. Fatura düzenlenmiş olabilir, ancak ödeme vadesi daha sonraki bir tarih olarak kararlaştırılmış olabilir. Benzer şekilde kira alacağı her ay için ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Kısmi ödeme, borç ikrarı, icra takibi, dava açılması veya bazı arabuluculuk başvuruları zamanaşımı bakımından ayrıca incelenmelidir. Bu nedenle “10 yıl geçmedi, sorun yok” veya “5 yıl geçti, artık hiçbir şey yapılamaz” şeklinde acele değerlendirme yapılmamalıdır.

Alacak davası açmadan önce zamanaşımı riski varsa, süreç geciktirilmemelidir. Çünkü dava veya takip için yapılacak her adımın zamanı, dosyanın sonucunu etkileyebilir.

Arabuluculuk Zorunlu mu?

Alacak davası açmadan önce en önemli usul kontrollerinden biri arabuluculuktur. Bazı alacak davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden dava açılırsa, dava usulden reddedilebilir.

Uyuşmazlık TürüArabuluculuk Değerlendirmesi
İşçi-işveren alacağıKural olarak dava şartı arabuluculuk gerekir
Ticari alacakKonusu para olan ticari davalarda arabuluculuk gündeme gelir
Kira alacağıKira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk değerlendirilir
Tüketici alacağıTüketici uyuşmazlığının türüne ve tutarına göre yol belirlenir
Ortaklığın giderilmesi veya komşuluk gibi konularÖzel düzenlemeler ayrıca incelenir
Genel alacak davasıUyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuk şartı değişebilir

Arabuluculuk, dava açmadan önce taraflara anlaşma imkânı sunar. Ancak anlaşmak zorunlu değildir. Taraflar anlaşamazsa son tutanak düzenlenir ve dava açma yolu açılır.

Arabuluculuk başvurusunda talep konusu doğru yazılmalıdır. Örneğin yalnızca “alacak” denmesi yerine; kıdem tazminatı, kira alacağı, fatura alacağı, cari hesap alacağı veya sözleşme bedeli gibi talep açık belirtilmelidir. Aksi halde dava aşamasında arabuluculuk kapsamı tartışılabilir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa, ödeme tutarı, vade, taksit, faiz, teminat ve geç ödeme sonucu açıkça yazılmalıdır. Belirsiz anlaşma metinleri sonradan yeni uyuşmazlık doğurabilir.

Dava mı, İcra Takibi mi Daha Uygun?

Alacaklıların sık yaptığı hatalardan biri, her dosyada doğrudan alacak davası açılması gerektiğini düşünmektir. Bazı durumlarda icra takibi daha hızlı ve etkili olabilir. Bazı durumlarda ise alacağın tartışmalı olması nedeniyle dava açmak daha sağlıklı bir yol olabilir.

DurumDaha Uygun Yol Ne Olabilir?
Yazılı belgeyle sabit para alacağıİcra takibi değerlendirilebilir
Borçlu ödeme yapmıyor ama borcu kabul ediyorİcra takibi pratik olabilir
Alacak miktarı tartışmalıAlacak davası gerekebilir
Hizmetin ayıplı olduğu iddiası varDava ve bilirkişi incelemesi gerekebilir
Çek veya senet varKambiyo takibi değerlendirilebilir
Kira borcu varKira alacağı ve tahliye yolları ayrıca incelenir
İşçilik alacağı varÖnce arabuluculuk ve ardından dava süreci gündeme gelir
Borçlu mal kaçırıyorİhtiyati haciz veya tedbir seçenekleri incelenebilir

İcra takibi başlatıldığında borçlu itiraz edebilir. İtiraz edilirse alacaklının itirazın iptali, itirazın kaldırılması veya alacak davası gibi yollara başvurması gerekebilir. Bu nedenle icra takibi, her zaman süreci tamamen bitiren bir yol değildir.

Dava yolunda ise mahkeme alacağın varlığını, miktarını ve dayanağını inceler. Dava daha uzun sürebilir; ancak tartışmalı alacaklarda daha kapsamlı değerlendirme yapılmasına imkân verir.

Örneğin elinizde imzalı sözleşme, fatura ve teslim belgesi varsa icra takibi güçlü bir seçenek olabilir. Ancak karşı taraf işin hiç yapılmadığını veya eksik yapıldığını iddia ediyorsa bilirkişi incelemesi gerekeceği için dava stratejisi ayrıca kurulmalıdır.

Belirsiz Alacak Davası Açılabilir mi?

Bazı alacaklarda miktarı dava açarken tam ve kesin belirlemek mümkün olmayabilir. Bu durumda şartları varsa belirsiz alacak davası gündeme gelebilir. Ancak her alacak belirsiz alacak davası olarak açılamaz.

DurumBelirsiz Alacak Davası Bakımından Değerlendirme
Alacak miktarı davacı tarafından hesaplanabiliyorBelirsiz alacak uygun olmayabilir
Miktar bilirkişi hesabına bağlıŞartları varsa değerlendirilebilir
Zararın kapsamı tıbbi veya teknik inceleme gerektiriyorBelirsizlik gündeme gelebilir
İşçilik alacağı kayıtlarla netleşecekDosyaya göre değerlendirilir
Ticari defter incelemesi gerekiyorBelirsizlik ihtimali olabilir
Davacı tüm verilere sahipBelirsiz dava açmak riskli olabilir

Belirsiz alacak davasında davacı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı belirtir. Daha sonra alacak miktarı yargılama sırasında belirlenebilir. Ancak bu yolun kullanılabilmesi için alacağın başlangıçta tam ve kesin belirlenememesi gerekir.

Örneğin trafik kazası sonrası kalıcı maluliyet tazminatı, bazı işçilik alacakları veya teknik hesap gerektiren ticari alacaklar dosya özelinde belirsiz alacak davasına konu olabilir. Buna karşılık elinizde vadesi gelmiş, miktarı belli, imzalı bir borç senedi varsa belirsiz alacak davası uygun olmayabilir.

Yanlış dava türü seçimi, usul tartışması ve hak kaybı yaratabilir. Bu nedenle alacak miktarının gerçekten belirlenebilir olup olmadığı baştan incelenmelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Alacak davası açmadan önce görevli ve yetkili mahkeme doğru belirlenmelidir. Görevli mahkeme, uyuşmazlığın türüne göre belirlenir. Yetkili mahkeme ise çoğu zaman davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri veya özel yetki kurallarına göre değerlendirilir.

Alacak TürüGörevli Mahkeme Bakımından Genel Değerlendirme
Genel sözleşme alacağıAsliye hukuk mahkemesi gündeme gelebilir
Ticari alacakAsliye ticaret mahkemesi değerlendirilebilir
İşçilik alacağıİş mahkemesi görevli olabilir
Kira alacağıSulh hukuk mahkemesi gündeme gelebilir
Tüketici alacağıTüketici mahkemesi veya hakem heyeti süreci incelenir
Aile hukukundan doğan alacakAile mahkemesi bağlantısı olabilir
İcra takibine itiraz sonrası alacakTakip ve uyuşmazlık türüne göre belirlenir

Yanlış mahkemede açılan dava, görevsizlik veya yetkisizlik kararıyla zaman kaybına yol açabilir. Bazı durumlarda dava başka mahkemeye gönderilebilir; ancak bu süreç alacağın tahsilini geciktirir.

Ticari alacaklarda tarafların tacir olup olmadığı, işin ticari işletmeyle bağlantısı ve alacağın dayanağı incelenmelidir. İşçilik alacağında işçinin statüsü, çalışma ilişkisi ve iş sözleşmesi önemlidir. Tüketici alacağında ise işlemin tüketici işlemi olup olmadığı ve parasal sınırlar belirleyici olabilir.

Bu nedenle dava dilekçesinden önce görev ve yetki kontrolü yapılmalıdır.

Faiz Talebi Nasıl Kurulmalı?

Alacak davasında yalnızca ana para değil, faiz de doğru talep edilmelidir. Faiz türü, başlangıç tarihi ve oranı yanlış kurulursa, dava kazanılsa bile beklenen tahsilat elde edilemeyebilir.

Faiz BaşlığıDikkat Edilecek Nokta
Yasal faizGenel alacaklarda gündeme gelebilir
Ticari faizTicari işlerde ayrıca değerlendirilir
Temerrüt faiziBorçlunun temerrüde düştüğü tarih önemlidir
Sözleşmesel faizSözleşmede geçerli faiz hükmü varsa incelenir
Başlangıç tarihiVade, ihtar veya dava tarihi farklı sonuç doğurabilir
Kısmi ödemeFaiz hesabını değiştirebilir

Borçlunun temerrüde düşmesi için bazı durumlarda vadenin gelmesi yeterli olabilir. Bazı durumlarda ise borçluya ihtar gönderilmesi gerekir. Bu nedenle faiz başlangıcı belirlenirken sözleşme, fatura vadesi, ihtarname ve ödeme yazışmaları birlikte incelenmelidir.

Örneğin faturada açık vade bulunuyorsa faiz başlangıcı farklı değerlendirilebilir. Vade yoksa ihtarname ile borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekebilir. Ticari işlerde faiz türü ve oranı ayrıca önem taşır.

Faiz talebi dava dilekçesinde açık yazılmalıdır. “Faiziyle birlikte tahsil” gibi genel ifadeler her zaman yeterli olmayabilir. Hangi tutara, hangi tarihten itibaren, hangi faiz türünün istendiği mümkün olduğunca net kurulmalıdır.

Borçlu Mal Kaçırıyorsa Ne Yapılabilir?

Alacak davası açmadan önce borçlunun malvarlığını devrettiği, banka hesaplarını boşalttığı veya alacaklılardan kaçtığı düşünülüyorsa ihtiyati haciz ve geçici hukuki koruma seçenekleri değerlendirilmelidir.

RiskDeğerlendirilebilecek Yol
Borçlunun mallarını devretmesiİhtiyati haciz talebi
Borçlunun adres değiştirmesiTebligat ve takip stratejisi
Alacağın senede bağlı olmasıKambiyo takibi ve ihtiyati haciz
Mal kaçırma şüphesiTasarrufun iptali seçenekleri
Şirketin kapanma riskiTicaret sicili ve malvarlığı incelemesi
Borçlunun iflasa tabi olmasıİflas veya konkordato süreçleri ayrıca incelenir

İhtiyati haciz, alacağın tahsilini güvence altına almak için dava veya takip öncesinde ya da sırasında talep edilebilen geçici bir koruma yoludur. Ancak her alacak için otomatik olarak ihtiyati haciz kararı verilmez. Alacağın para alacağı olması, yaklaşık ispat ve kanuni koşullar önemlidir.

Borçlunun gerçekten mal kaçırdığı düşünülüyorsa, bu iddia somut delillerle desteklenmelidir. Tapu devri, araç satışı, şirket hissesi devri, banka hareketleri veya ticari kayıtlar dosyada önem taşıyabilir.

Bu tür durumlarda beklemek, tahsil imkânını azaltabilir.

Alacak Davası Açmadan Önce Yapılan Sık Hatalar

Alacak davalarında hata çoğu zaman dava dilekçesinde değil, dava açılmadan önce yapılır. Eksik belge, yanlış borçlu, süresi geçmiş alacak veya arabuluculuk eksikliği sürecin başında önlenebilir sorunlardır.

Sık HataOlası Sonuç
Arabuluculuğa başvurmadan dava açmakDava şartı eksikliği nedeniyle ret
Yanlış mahkemede dava açmakGörevsizlik veya yetkisizlik
Borçluyu yanlış göstermekDavanın reddi veya tahsil sorunu
Alacak miktarını eksik hesaplamakHarç ve talep problemi
Faiz başlangıcını yanlış yazmakDaha düşük tahsilat
Zamanaşımını kontrol etmemekBorçlunun zamanaşımı savunması
Delil toplamadan dava açmakİspat güçlüğü
Sözlü borç ikrarına güvenmekYazılı ispat sorunu
İcra takibi seçeneğini değerlendirmemekGereksiz uzun dava süreci
Borçlunun malvarlığını araştırmamakTahsil edilememe riski

Özellikle ticari alacaklarda cari hesap mutabakatı, fatura tebliği, teslim belgeleri ve ödeme kayıtları baştan toparlanmalıdır. İşçilik alacaklarında bordro, SGK kaydı, banka dekontu ve çalışma saatleri önemlidir. Kira alacaklarında sözleşme, ödeme dekontu ve ihtarnameler belirleyici olur.

Alacak davası açmak, hukuken hak arama yoludur. Ancak amaç yalnızca karar almak değil, alacağı tahsil edilebilir hale getirmektir. Bu nedenle borçlunun ödeme gücü ve malvarlığı da stratejinin parçası olmalıdır.

Alacak Davasında Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Alacak davası, ilk bakışta yalnızca “ödenmeyen paranın tahsili” gibi görünür. Ancak dava türü, görevli mahkeme, arabuluculuk, zamanaşımı, faiz, delil ve tahsil stratejisi birlikte kurulmadığında süreç uzayabilir.

İncelenecek BaşlıkAvukat Desteğinin Katkısı
Alacağın hukuki niteliğiDoğru dava veya takip yolu seçilir
Delil planıHangi belgenin nasıl kullanılacağı belirlenir
Arabuluculuk şartıUsulden ret riski azaltılır
ZamanaşımıSüreler kontrol edilir
Faiz ve talep hesabıEksik talep ihtimali azaltılır
Borçlu analiziTahsil stratejisi planlanır
İcra ve dava ayrımıDaha uygun yol belirlenir
Geçici korumaİhtiyati haciz gibi yollar değerlendirilir

Karahisar Hukuk Bürosu olarak alacak dosyalarında ilk değerlendirme; alacağın kaynağı, borçlunun kimliği, vade tarihi, deliller, arabuluculuk şartı ve tahsil ihtimali üzerinden yapılır. Dosya dava yoluyla mı, icra takibiyle mi, arabuluculukla mı yoksa önce ihtarnameyle mi yürütülmeli? Bu ayrım baştan kurulmalıdır.

Alacak davası açmadan önce doğru hazırlık, yalnızca davayı kazanmak için değil; karar sonrasında tahsilat yapılabilmesi için de gereklidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Alacak davası açmadan önce ne yapılmalı?

Önce alacağın kaynağı, vadesi, miktarı, borçlusu, delilleri, zamanaşımı ve arabuluculuk şartı kontrol edilmelidir. Ardından dava mı icra takibi mi daha uygun olduğuna karar verilmelidir.

Alacak davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?

Uyuşmazlığın türüne göre değişir. İşçi-işveren alacaklarında, birçok ticari alacakta, kira ve bazı tüketici uyuşmazlıklarında dava öncesi arabuluculuk gerekebilir.

Alacak davası için hangi belgeler gerekir?

Sözleşme, fatura, irsaliye, banka dekontu, cari hesap dökümü, senet, çek, e-posta, WhatsApp yazışmaları, teslim tutanağı ve ihtarname dosyanın türüne göre önem taşıyabilir.

Zamanaşımı süresi dolarsa alacak tamamen biter mi?

Zamanaşımı alacağı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak borçlu zamanaşımı savunması yaparsa dava yoluyla tahsil zorlaşabilir. Bu nedenle süreler dava açmadan önce mutlaka kontrol edilmelidir.

Dava açmak mı icra takibi yapmak mı daha avantajlıdır?

Alacağın belgeye bağlı olup olmamasına, borçlunun itiraz ihtimaline, alacak miktarına ve tahsil riskine göre değişir. Bazı dosyalarda icra takibi daha hızlı, bazı dosyalarda dava daha güvenli olabilir.

Belirsiz alacak davası her durumda açılabilir mi?

Hayır. Alacak miktarı dava açarken tam ve kesin belirlenebiliyorsa belirsiz alacak davası uygun olmayabilir. Alacağın hesaplanması bilirkişi veya karşı taraf kayıtlarına bağlıysa dosya özelinde değerlendirilebilir.